sort

Kapadokya Kaya Otelleri

En iyi 446 kaya oteli, en uygun fiyatlar

search
Giriş Tarihi
08 Eylül
Çıkış Tarihi
09 Eylül
person 2
child_friendly 0

Kapadokya Taş Otel Fiyatları

Kapadokya, yüzyıllar önce aktif yanardağ olan Erciyes ve Hasandağları'nın püskürmesi ile şimdiki doğal güzelliğini almıştır.

Kayalar, yanardağların püskürmesi sonucu şekil değiştirmiştir. Tüf maddesinin kayaların üstünü örtmesi sonucunda da, şekil verilebilmesine imkân sağlamıştır. Yine çok eski yıllarda bu kayalara evler, sığınaklar, ibadethaneler yapılmıştır. Kısaca Kapadokya kayalara oyulmuş bir şehir olmuştur. Kapadokya'da kayalara oyularak yapılmış yerler birçok amaçla kullanılmıştır. Kimi zaman sığınak, kimi zaman ev olarak kullanılan bu yapılar, meyve - sebzelerin saklanması için depo, hayvanların barınabilmesi için ahır - kümes olarak kullanılmıştır.

Günümüzde insanlara çok orijinal gelen bu yapılar, her yıl binlerce yerli yabancı misafire ev sahipliği yapmaktadır. Kapadokya'ya gitmeden önce fotoğraflardan gördüğünüz kayalara ve barınaklara hiç benzemiyor, yanına gittiğinizde çok daha farklı hissediyorsunuz. Zamanla bu merak, yatırımcıların bu yapıları restore edip; kayaları, otel, restoran olarak turistlerin hizmetine sunmaya itmiştir.

Artık çok az kayayı oyarak oda, ev yapan ustanın kaldığı Kapadokya'ya gittiğinizde bu yapıların nasıl yapıldığına, ne zahmetler, emekler verilerek meydana getirildiğine tanık olmalısınız. Kayanın dilinden anlayan, nereden başlayıp, kazmayı nereye vuracağını bilen bu ustaların birer sanatçı olduğunu görmenizi, sabrın, el emeğinin nadir örneklerinden birini tecrübe etmenizi isterim.

Kapadokya otellerinin birçoğu kayaya oyularak yapıldığına yukarıda değinmiştim. 2008 yılının aralık ayında dışarıda titretecek kadar soğuk olmasına karşın, kaldığım otelin tamamen kayaya oyularak yapılmış odasında, aşağı yukarı 30 metre karelik oda, birkaç odun parçasının yandığı şöminede çok kısa zamanda ısındı.

Kaldığım oda henüz Kapadokya kaya otelleri ve mağara evleri ustasının yaptığı, çok hoş toprak benzeri bir kokusu olan, kurumamış yerleri un gibi ufalanan bir odaydı. Sabaha kadar odanın duvarları elimde kaldı, ufalandı gitti demeyeceğim, çünkü karşımda bir sanatçının bin bir emekle meydana getirdiği uzun yıllara meydan okuyacak bir güzellik vardı. Sadece merakımı gidermek için dokunduğum duvardan elime geçen küçük bir taş parçasını kendi çapımda bilimsel bir incelemeye tabi tuttum. Bu ilginç deneyden sonra, şömine ile ortama çöken romantizmle Kapadokya'da yetişen üzümlerle yapılmış kırmızı şarap çok güzel gidiyor, hemen belirteyim. Beni kıskandığınızı anlamak zor değil. Bu otantik ortamda mutlu olmamak hiç mümkün değil. Lütfen beni kıskanmayın, iş için Kapadokya'daydım.

Kapadokya, yüzyıllar önce aktif yanardağ olan Erciyes ve Hasandağları'nın püskürmesi ile şimdiki doğal güzelliğini almıştır.

Kayalar, yanardağların püskürmesi sonucu şekil değiştirmiştir. Tüf maddesinin kayaların üstünü örtmesi sonucunda da, şekil verilebilmesine imkân sağlamıştır. Yine çok eski yıllarda bu kayalara evler, sığınaklar, ibadethaneler yapılmıştır. Kısaca Kapadokya kayalara oyulmuş bir şehir olmuştur. Kapadokya'da kayalara oyularak yapılmış yerler birçok amaçla kullanılmıştır. Kimi zaman sığınak, kimi zaman ev olarak kullanılan bu yapılar, meyve - sebzelerin saklanması için depo, hayvanların barınabilmesi için ahır - kümes olarak kullanılmıştır.

Günümüzde insanlara çok orijinal gelen bu yapılar, her yıl binlerce yerli yabancı misafire ev sahipliği yapmaktadır. Kapadokya'ya gitmeden önce fotoğraflardan gördüğünüz kayalara ve barınaklara hiç benzemiyor, yanına gittiğinizde çok daha farklı hissediyorsunuz. Zamanla bu merak, yatırımcıların bu yapıları restore edip; kayaları, otel, restoran olarak turistlerin hizmetine sunmaya itmiştir.

Artık çok az kayayı oyarak oda, ev yapan ustanın kaldığı Kapadokya'ya gittiğinizde bu yapıların nasıl yapıldığına, ne zahmetler, emekler verilerek meydana getirildiğine tanık olmalısınız. Kayanın dilinden anlayan, nereden başlayıp, kazmayı nereye vuracağını bilen bu ustaların birer sanatçı olduğunu görmenizi, sabrın, el emeğinin nadir örneklerinden birini tecrübe etmenizi isterim.

Kapadokya otellerinin birçoğu kayaya oyularak yapıldığına yukarıda değinmiştim. 2008 yılının aralık ayında dışarıda titretecek kadar soğuk olmasına karşın, kaldığım otelin tamamen kayaya oyularak yapılmış odasında, aşağı yukarı 30 metre karelik oda, birkaç odun parçasının yandığı şöminede çok kısa zamanda ısındı.

Kaldığım oda henüz Kapadokya kaya otelleri ve mağara evleri ustasının yaptığı, çok hoş toprak benzeri bir kokusu olan, kurumamış yerleri un gibi ufalanan bir odaydı. Sabaha kadar odanın duvarları elimde kaldı, ufalandı gitti demeyeceğim, çünkü karşımda bir sanatçının bin bir emekle meydana getirdiği uzun yıllara meydan okuyacak bir güzellik vardı. Sadece merakımı gidermek için dokunduğum duvardan elime geçen küçük bir taş parçasını kendi çapımda bilimsel bir incelemeye tabi tuttum. Bu ilginç deneyden sonra, şömine ile ortama çöken romantizmle Kapadokya'da yetişen üzümlerle yapılmış kırmızı şarap çok güzel gidiyor, hemen belirteyim. Beni kıskandığınızı anlamak zor değil. Bu otantik ortamda mutlu olmamak hiç mümkün değil. Lütfen beni kıskanmayın, iş için Kapadokya'daydım.

Daha Fazla Oku»

Kapadokya Hakkında

Yakınındaki Yerler